Türkiye’de kırmızı et fiyatları tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Dana etinin kilogram fiyatı ilk kez 20 dolar sınırını aşarak 20 dolar 31 sentten satılmaya başlandı. Bu rakam, dünya genelinde dana etinin ortalama kilogram fiyatı olan 7 dolar 38 sentin yaklaşık üç katına denk gelirken, Türkiye ile küresel piyasa arasındaki büyük fiyat farkını bir kez daha gözler önüne serdi.
Ekonomik veriler, dana eti fiyatlarındaki artışın yalnızca kısa vadeli dalgalanmalardan kaynaklanmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre artan yem fiyatları, enerji maliyetleri, nakliye giderleri ve genel enflasyon, besicilik sektörünü ciddi şekilde zorluyor. Özellikle yem maliyetlerinde yaşanan hızlı yükseliş, üreticinin maliyetlerini katlarken bu durum doğrudan tüketici fiyatlarına yansıyor. Arzın yetersiz kalması ve hayvancılıkta sürdürülebilir üretim sorunları da fiyatların yükselmesinde etkili oluyor.
Dana eti fiyatlarının bu seviyelere çıkması, vatandaşların alım gücünü önemli ölçüde düşürdü. Kırmızı et, dar ve orta gelirli aileler için giderek ulaşılması zor bir gıda ürünü haline gelirken, birçok hanede et tüketiminin ciddi oranda azaldığı görülüyor. Kasap ve market raflarında et fiyatlarının yüksekliği dikkat çekerken, tüketiciler daha uygun fiyatlı protein kaynaklarına yönelmek zorunda kalıyor.
Ekonomistler, kırmızı et fiyatlarındaki artışın yalnızca üretici ve tüketici açısından değil, aynı zamanda gıda enflasyonu açısından da risk oluşturduğunu belirtiyor. Et fiyatlarının yükselmesi, lokanta ve hazır gıda sektöründe de maliyetleri artırarak zincirleme bir etki yaratıyor. Bu durum, genel yaşam maliyetlerini daha da yükseltiyor.
Sektör temsilcileri ise kalıcı çözüm için hayvancılık politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini vurguluyor. Yerli üretimin artırılması, yem maliyetlerinin düşürülmesi, üreticiye yönelik desteklerin güçlendirilmesi ve arz güvenliğinin sağlanması gibi adımların atılmaması halinde et fiyatlarındaki yükselişin devam edebileceği ifade ediliyor.



















