Prof. Dr. İlber Ortaylı, Ayasofya’nın geleceğiyle ilgili yaptığı açıklamada tarihî ve toplumsal bir sorumluluğu hatırlattı. Ortaylı, Ayasofya gibi dünya mirası niteliğindeki bir eserin bakım ve korunmasının, sadece bir mühendislik veya restorasyon meselesi olmadığını vurguladı.
“Ayasofya çökerse dünya bunun faturasını Türklere çıkaracak,” diyen Ortaylı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne kadar yük kaldırabileceğini nereden biliyorlar? Bu işleri yapanlar hangi veriye dayanıyor? Anthemios’a mı sordular, Mimar Sinan’a mı?”
Bu ifadeler, yalnızca gündelik bir eleştiri değil; tarihe not düşülmesi gereken ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Ortaylı’nın sözleri, geçmişin büyük ustalarının bilgi ve birikimiyle bugünün uygulamaları arasındaki kopukluğa dikkat çekiyor ve toplumun ortak mirasına karşı gösterilmesi gereken özeni hatırlatıyor.
Bazı cümleler sadece söylenmez… Tarih onları kaydeder. Ve bazı uyarılar, yalnızca bugün değil, gelecek nesiller için de yol gösterici olur. İşte Prof. Dr. Ortaylı’nın sözleri, Ayasofya’nın yalnızca bir yapı değil, aynı zamanda bir sorumluluk ve hafıza mekânı olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor.
















